4 Haziran 2015 Perşembe

Nancy Atakan ve 5533



  Atakan, 1960’lı yıllarda Amerika’da sanat akademisinde, dışavurumculuk akımı etkisinde eğitim görmüş bir sanatçıdır. 21 yaşında Türkiye’ye yerleşen Atakan, burada Amerika’da öğrenimini gördüğü kapsamda resim dersleri vermeye başlamıştır. Bu dönemde, sulu boya, akrilik, ve yağlı boya ile gerçekleştirdiği resimlerinden oluşan üç kişisel sergi açmıştır. 1990’lı yıllarda Boğaziçi Üniversitesi’nde örgün eğitim üzerine yüksek lisans yapmıştır. Robert Koleji’nde uzun bir süre sanat tarihi dersleri vermiştir. Mimar Sinan Üniversitesi’nde kavramsal sanat üzerine doktorasını tamamlamıştır. Şu anda Boğaziçi Üniversite’nde ders vermektedir.

  1990’lı yıllara gelindiğinde Atakan, 1960 sonrasındaki sanat yapısını kapsan bir ders aldığını ve bu dersten sonra sanat bakış açısını sorgulamaya başlamıştır. MIT’den gelen Mr. Freeman adlı bir eğitmenin verdiği bu dersler Atakan’ının bugün ki sanat dilini oluşturmasına etken olmuştur. Mr. Freeman’in derslerine girmeye devam ettiği dönemde bir sergi açan Atakan, sergilediği tüm işlerinin satıldığını ve insanların bu yüzden onu oldukça takdir ettiklerini söylemiştir. Sergilenen işlerin satılması, başarılı olmanın bir ölçütüymüş gibi davranıldığından ve bu durumdan hiç hoşlanmadığından bahsetmiştir. 

                                                           Arada, AKM, 1997

  Atakan, Mimar Sinan Üniversite’ndeki öğreniminden sonra bir daha resim yapmama kararı almıştır. Bu kararı almadan önce, ‘arada’ diye adlandırdığı yeni medya tekniği ile geleneksel belirlenmiş kodların arasında olduğu bu dönemde 1997 yılında Atatürk Kültür Merkezi’nde ‘Arada’ adlı sergiyi Gül Ilgaz, Neriman Polat, Gülçin Aksoy ile gerçekleştirmiştir. Sergide Gül Ilgaz; tuvalin, sergi mekanıyla olan oranlarını ve ilişkisini irdeleyen işleriyle , Neriman Polat; okul çocuklarının imgelerini Warhol tarzında ikonlaştırdığı, fotoğraf dizisiyle, Gülçin Aksoy; geleneksel sanatçı araç-gerecinin, siyah-beyaz fotokopileri aracılığıyla ölçek, oran ve mekan konularını ele aldığı çalışmalarıyla, Nancy Atakan ise; nesnelerin nasıl kültürel anlamlar yansıttıklarını gösterebilmek için kullandığı çay bardağı, imgelerinin fotoğraf/renkli fotokopileriyle, Walter Benjamin’in yazılarına gönderme yaptığı işleriyle katılmıştır. AKM’de sergi boyunca, izleyici yaptıkları işleri anlayabilsinler diye, izleyiciye rehberlik etmişlerdir. Bu sergi kolektif bir biçimde felsefi ve bilimsel metinlerin okunduğu, bu metinlere atıflarda bulunulduğu, ortak bir kurumsal zemin oluşturan, yenilikçi teknik ve malzemelerin kullanarak yapıldığı bireysel çalışmaların interaktif bir biçimde sunulmasıdır ve o dönemde bu alt metinle açılan ilk sergidir


  2000’ler de geleneksel teknikleri kullananlar ve yeni medya tekniğin kullananlar olarak iki ayrı grup ortaya çıkmıştır. ‘Arada’ sergisi ekibi bu iki ayrımın arasında bir köprü oluşturabilmek için, her iki grubunda içinde bulunduğu sergilere öncülük etmişlerdir. Elhamra’da açtıkları sergiler, Feyyaz Yaman’ın da desteğiyle, ‘Yerli Malı’, ‘Yurttan Sesler’, ‘Aileye Mahsustur’, ‘Misafir Odası’ gibi, Türkiye’de günümüz sanatının oluşmasında büyük etkileri olan sergiler ardı ardına açılmıştır.

  Atakan, ‘Sanat olay nedir? Sanat olay diyalogdur’ üzerinden giderek ‘Diyalog olarak sanat’ adını koyduğu dili benimsemektedir. Onun için sanatın oluşturabilmesi için, bir yaşantı sunulması gerekmektedir. İki kişi arasında geçen diyalog, sanat olaydır ve önemli olan iki insan arasındaki diyalog ve histir. Atakan’a göre sanat yapıtı bir belgedir, bir süreçtir, bir düşüncedir. Bir olaydan çıkan, bir belgedir.

  Atakan 1990’dan 2009’a kadar galerilerle çalışmamış ve kendi imkanlarıyla sergi açmaya çalışmıştır. Şu anda PiArtWorks’ün temsil ettiği bir sanatçıdır. Fakat Atakan’nın 2009’a kadar galerilerle çalışmamış olmasının, galeri düzenini kesin bir karşı çıkışla reddettiği için değil, kendi çabalarıyla sergiler açabildiği içindir. 5533’ü kendi işlerini sergilemek için açmamıştır ve sürekli üreten bir sanatçı olduğu için ve PiArtWorks’ün Atakan’nın işlerini ve dilini destekleyecek bir tavır sergiledikleri için burada sergiler açmayı tercih etmektedir.

  Diyalog olarak sanat bağlamında 5533 ortaya çıkmıştır. 5533’ün Atakan’ın benimsediği dille örtüşmüş bir şekilde ilerlemektedir. 5533 bir galeri değildir ve 5533’de önemli olan şey diyalog ve paylaşmaktır.

  Atakan, Mersin’deki bir sempozyuma gittimiş ve burada Volkan Aslan’la beraber, bir proje gerçekleştirirken tanışmışlardır. Volkan Aslan üniversite son sınıf öğrencisiymiş ve sınıf arkadaşlarının ve Nacy Atakan’ın da katıldığı bir proje gerçekleştirmişlerdir. Proje, Mersin’de reenkarnasyona inanan bir marangozun atölyesinde, öğrenciler ve marangoz arasındaki diyalogdur. Bu diyaloglar sırasında her şey videoya kaydedilmiştir ve orada açtıkları bir sergide gösterime sunulmuştur. Volkan Aslan okulunu bitirdikten sonra  İstanbul’a gelmiş ve hem bireysel hem de Nancy Atakan ile beraber projeler gerçekleştirmeye başlamıştır.

  5533 Atakan’ın eşine ait bir dükkanındır. Nancy Atakan, İMÇ çarşısındaki bu dükkanı daha sonradan bir sanat mekanı haline getirmiştir. 5533’ün yanında eşine aile bir tekstil dükkanı bulunmaktadır. Resmi bir kurum değildir, bu yüzden 5533’ü a ait, elektrik, su, internet gibi masraflarda, yandaki dükkan tarafından karşılanmaktadır. Herhangi bir  geliri olan bir sanat mekanı değildir çünkü, 5533’de sergilenen işler satılmak amacıyla sergilenmemektedir. Atakan, böyle bir mekanı bir gelir kaynağı olmadan bu şekilde ayakta tutmaya çalışması gerekmektedir. Mekanın eşine ait oluşu, giderlerinin de eşi tarafından ödediği dışında, 5533 içerisinde gerçekleştirilecek herhangi bir projede 5533 maddi destek vermemektedir ve mekanın ihtiyaçları içinse(bilgisayar, hoparlör gibi) bir dönem  SAHA sponsor olmuştur.

  2007  ilk sergi ‘Büyük Aile Şirketi’ Adnan Yıldız’ın gerçekleştirdiği sergidir. Daha sonra Marcus Graf’ın öğrencilerinin de katıldığı toplantılar yapıp, düşüncelerini paylaşmışlarıdır. Şubat 2008’de 5533 adıyla mekanı açmıştır. 17- 18 tane insiyatifi açılışa davet etmişlerdir ve her inisiyatif kendisini temsili bir proje getirmiştir.





İrfan Önürmen, 8 Tül Üzerine Portreler                                         
Adnan Yıldız, Büyük Aile Şirketi




5533’ün projeleri

Public İdea

  Almanya’dan projeleriyle gelen bir grup, Atakan ile iletişime geçmişlerdir. İçerisinde ‘diyalog’ ve ‘süreç’ olan bu projede, grupla beraber gelen bir İtalyan mimarla Sulukule’den başlayıp bir gün boyunca yürüyüş yapıp, konuşup, insanlarla iletişime geçip, fotoğraflar çekmişlerdir. ‘Diyalog, süreç ve paylaşım.'


Şarkılar ve Yerler Kitabı

  13. İstanbul Bienali Kapsamındaki bir Projesidir. Lüblanlı mimar Maxime Hourani’nin disiplinlerarası bir pratikten gelen projedir. Çoğunlukla belirli bir alan veya mekana bağlanan performatif bir eylem olarak Hourani’nin projeleri, tarihsel, biçimsel ve ilişkisel katmanları kavramsal keşifler gibi eşip birbirine dokunmaktadır.
Atolye etkinliği olarak gerçekleştirilen bu projede, Tuzla bölgesinde bulunan Formula 1 Parkı’na gidilmiştir ve gezinin sonucunda, Korhan Eren gezilen coğrafi alanı temsil eden sesleri keşfetmek ve kayda almak için 5533’te bir atölye yürütmüştür. İstanbul’un genişleme kıyısında bulunan bu alandan çıkan doğa ve şehir seslerinin görsel bestesini (soyut veya somut olarak) çizmeden önce bulunmuş sesler türetilmek üzere analiz etmiştir ve kendi sesimizi, bedenimizi ve diğer bulunmuş malzemeler kullanılarak, yeniden kaydetmiştir.

            Grafik Notasyon

  Bilgisayar müzisyeni, doğaçlamacı ve ses tasarımcısı olan Korhan Erel İstanbul’da yaşamaktadır. Türkiye’nin öncü bağımsız doğaçlama grubu Islak Köpek’ in kurucu üyelerinden biri olan Erel, dünyanın dört bir tarafında düzenlenen festivallerde performanslar ve telematik konserler vermektedir. Amsterdam’da bulunan STEIM programında üç kere sensörler ve enstrüman tasarımı üzerine rezidensi yapmaktadır Türkiye, Hollanda, Portekiz ve Yunanistan’da dört albümü bulunmaktadır. Erel tiyatro, video ve dans gibi disiplinler için de ses tasarımı yapmaktadır.





KAYNAÇA
Nancy ATAKAN, Röportaj 7 Mart 2015

http://imc5533.blogspot.com.tr, 10 Mart 2015

Nancy ATAKAN, Arayışlar - Resim ve Heykelde Alternatif Arayışlar, YKY. 1. Baskı, 1997, ss. 135